“Eğer özgürlük kazanılmışsa, nasıl olur da bu zaferin ganimetleri arasında insanın daha iyi bir dünya tahayyül etme ve onu daha iyi hale getirmek için bir şeyler yapma yetisi yer almaz?”2 Bauman’ın bu serzenişi elinizdeki kitabın temel hareket noktalarından biridir. Kendi biricikliği içinde her bir insanın daha iyi bir dünya tahayyül etme ve bunun için eylemde bulunma yetisine sahip olduğu varsayımına sahip olan bu çalışma; söz konusu potansiyelin nasıl aktive edileceği üzerine eğilmekten ziyade bu hususta zihinleri kötürüm bırakan söylemsel engelleri problematize etmeye soyunmuştur. Diğer bir ifadeyle çalışmamızın ana sorunsalı, farklı kanaatlerin ikna etmek ve(ya) ikna olmak üzere serdedilmesi anlamında kamusal birlikteliğin önündeki engellerdir. Odağa alınan temel engel ise merkezi bir kalkış noktasından hareketle gerçekliğin tamamını sistematik olarak kavrama iddiasındaki tavırdır. Bu tavır, son tahlilde, sözün yani kamusal alana katılarak kanaat serdetmenin anlamsız kılınmasının aracı olarak karşımıza çıkmaktadır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: