Balkan coğrafyası, önceki nesillerin ve biraz da Y Kuşağının dilinde Rumeli’dir. Bu nesiller bölgeyi, sadece tarih ve coğrafya kitaplarından tanımazlar. Aralarında neneleri, dedeleri yürüyerek Türk topraklarına göç ederken “Gidemedim Rumeli’nden Uzağa/Düşürdüler Beni Anam Tuzağa/Genç Yaşımda Girdim Anam Mezar” türküsünü yakarak gelen ve özlemle “Bu da Ulu Dağ ama O Dağ Değil/Bu da Yeşil Bağ ama O Bağ Değil/Nideyim Ah Anam Babam Sağ Değil/İnle Kaval Dertlerimi Sen Sustur” diyen ama her daim bulunduğu topraklara şükredenlerle; o dönemki kısıtlı yayım imkânları nedeniyle soykırımı ve savaşı televizyondan ilk defa Bosna ile tanımış olanlar vardır. Nitekim Balkan kelimesinin de eski Türkçe’ye dayandığı iddia edilmektedir.1 Günümüzde artık Balkanlar olarak anılan bölgenin yaklaşık son yarım yüzyılı incelendiğinde huzursuzlukların, rejim değişikliklerinin, savaş ve göç vâkıalarının tekerrürü göze çarpacaktır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: