Mekânın sustuğu yerde hafıza konuşmaya başlar... İnsanoğlu tarih boyunca trajedilerin, savaşların, zorunlu göçlerin ve yıkıcı afetlerin yaşandığı mekânlarla sarsıcı bağlar kurmuştur. Modern dünyanın gözlerden uzak tutmaya çalıştığı "ölüm" gerçeği; bugün siperlerde, eski cezaevi koridorlarında, terk edilmiş hayalet köylerde ve deprem enkazlarının hafızasında yeniden yüzeye çıkmaktadır. Türkiye’de Tanatoturizm ve Hafıza Mekânları: Trajedi, Miras ve Etik, bu sarsıcı alanları salt birer seyahat rotası olarak değil; toplumsal belleğin, yas ritüellerinin, gastronomik hafızanın ve insan psikolojisinin kesişim noktası olarak ele almaktadır. Gelibolu’nun katmanlı peyzajından Ulucanlar ve Sinop’un heterotopik duvarlarına; afet turizminin sancılı sınırlarından dijital çağın etik krizlerine kadar uzanan bu çalışma, okuyucuyu karanlık mirasın metalaşma riskiyle yüzleştirmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: