Moleküler, nörobilim ve egzersiz fizyolojisi alanlarında yapılmış olan modern araştırmalar, iskelet kasının organizma üzerinde sadece mekanik etkilerinin olmadığını; aksine, tüm vücut homeostazını, bağışıklık sistemini ve beyin fonksiyonunu etkileyebilen vücudun en büyük endokrin organı olduğunu tartışmasız bir şekilde kanıtlamıştır (Berg, 2026; Tabone, 2025). Geleneksel olarak egzersiz, sadece kan akışını hızlandıran, endorfin salınımı veya genel stresin azalması gibi nispeten daha yüzeysel mekanizmalarla tanımlanmıştır (Siebers vd., 2026). Ancak günümüzde, klinik araştırmaların artmasıyla egzersiz; depresyon, anksiyete, Alzheimer ve Parkinson gibi mental ve nörodejeneratif hastalıkların azaltılması için vazgeçilmez bir terapötik müdahale olarak tanımlanmaktadır (Omole vd., 2025). Günümüzde gelişen moleküler teknikler ve metabolik analizler sayesinde, iskelet kası ve beyin arasındaki biyokimyasal cross-talk aydınlatılmıştır. Bu iletişim ağının merkezinde bulunan en önemli mekanizma, Kinürenin Yolağıdır. Bu yolak, esansiyel bir amino asit olan triptofanın yıkım sürecinden sorumludur (TeroVescan vd., 2025). Triptofan metabolizması ve bu sürecin baş rolünü oluşturan kinürenin yolağı (KY), bağışıklık sisteminin düzenlenmesi, 2 Ramazan ERDOĞAN – Halil İbrahim YAYLA nörolojik iletişimin gerçekleştirilmesi ve hücresel enerji dengesinin sağlanmasında en önemli hücresel mekanizmalardan biridir
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: