Çok uluslu şirketlerin kurumlar vergisi yükünü azaltmak amacıyla kârını düşük oranlı ülkelere aktarırken, giderlerini de yüksek vergili ülkelere kaydırmak gibi farklı stratejiler uygulamakta oldukları görülmektedir. Bu stratejilerin yasal vergi planlaması sınırları içinde kalıp kalmadığı sorusunun yanında, söz konusu kararların firma içinde nasıl şekillendiği diğer kritik boyut olarak ortaya çıkmaktadır. Hissedarlar, bu kararları alan yöneticinin gerçek motivasyonunu tam olarak gözlemleyemezken; yöneticinin uzun vadeli şirket değerini mi yoksa kendi kısa vadeli performans primini mi ön planda tuttuğu sorusu önem kazanmaktadır. Vergi otoriterleri ise bu işlemlerin emsallere uygunluğunu ya da mevzuata uyumluluğunu tespit etmekte güçlüklerle karşılaşabilmektedirler. Yönetici, hissedarlar ve vergi otoritesi arasındaki bu üçlü belirsizlik, bilgi ve çıkar asimetrisi, bu kitabın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Uluslararası kurumlar vergisi son yıllarda hem kamusal hem akademik tartışmaların merkezine yerleşmiştir. Apple’ın İrlanda’daki ‘head office’ yapısı, Amazon ve McDonald’s’ın Lüksemburg’daki royalti mekanizması gibi benzer vakalar kadar, bu vakaların hukuki alanda farklı kararlarla sonuçlanması, mevcut uluslararası vergi sisteminin kırılganlıklarını ortaya koymaktadır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: