Son yıllarda dünya ekonomisi, eş zamanlı olarak hem küreselleşmenin derinleşmesi hem de beklenmedik şokların artmasıyla birlikte önemli dönüşümler yaşamaktadır. Özellikle COVID-19 pandemisi, yalnızca bir sağlık krizi olarak değil; ekonomik, sosyal ve kurumsal yapıları derinden etkileyen çok boyutlu bir küresel kırılma noktası olarak tarihe geçmiştir. Bu süreçte, ülkelerin ekonomik dayanıklılığı, sektörlerin krizlere karşı tepkileri ve uygulanan politikaların etkinliği, akademik araştırmaların temel inceleme alanlarından biri hâline gelmiştir. Türkiye ekonomisi de bu küresel dalgadan önemli ölçüde etkilenmiş; özellikle emlak sektörü, pandemi sürecinde hem ulusal hem de uluslararası dinamiklerin kesiştiği kritik bir alan olarak öne çıkmıştır. Emlak sektörü, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan bir yapı olmaktan öte; istihdam, finans, sanayi ve hizmetler sektörüyle olan güçlü ileri ve geri bağlantıları sayesinde ekonomik büyümenin lokomotif unsurlarından biri konumundadır. Türkiye’de konut yatırımları, uzun yıllardır ekonomik canlılığın ve tasarruf davranışlarının temel göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: