İnsanlar tarih boyunca, yaşamlarına anlam katarak ve bu anlamı duygu, düşünce ve davranışlarla destekleyerek yaşamaya çalışmışlardır. Bu şekilde belirledikleri amaçlar doğrultusunda hayatlarını şekillendirmişlerdir. Anlamlandırılmış hayat, insanların mutlu ve huzurlu olmalarını sağlamıştır, çünkü bu anlam ve amaçlar sayesinde hayatlarını sürdüregelmişlerdir. Hayatın anlamsız ve amaçsız olduğu bir durumda insanlar, yaşamın dayanılmaz olduğu düşüncesine kapılarak mutsuzluk yaşarlar. Bu düşünceyi Viktor Frankl, “varoluşsal boşluk” terimiyle ifade etmiştir
The transfer of the table of contents for the content is ongoing.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: