Yirmi birinci yüzyılın teknolojik manzarası, yapay zekâyı yalnızca teknik bir ilerleme sahası olmaktan çıkarıp insanın varlık, bilgi ve etik anlayışını temelinden sarsan ontolojik bir kırılma noktasına dönüştürmüştür. Bugün yapay zekâ, sadece belirli görevleri yerine getiren gelişmiş bir araç değil insanın akıl, eylem ve yaşam kavramlarının sınırlarını yeniden müzakere etmeye zorlayan bir fenomendir Bu kitap, yapay zekânın teknik işlevselliğinin ötesine geçerek onun ne tür bir varlık olduğu, yaratıcılık kapasitesi, hukuk karşısındaki statüsü ve eğitimdeki dönüştürücü rolü üzerine felsefi bir soruşturma sunmaktadır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: