Sözlü çeviri, insanlık tarihinin en eski iletişim ve arabuluculuk yöntemlerinden biri olmasının yanında, her dönemde kendi çağının bilgi, güç ve teknoloji ilişkileri içinde yeniden tanımlanan bir etkinlik olmuştur. Antik dönemlerdeki diplomatik temaslardan modern dönemin çok taraflı müzakerelerine, savaş alanlarından uluslararası mahkemelere uzanan bu geniş yelpazede sözlü çevirmen, yalnızca diller arasında değil, aynı zamanda kültürler, ideolojiler ve beklentiler arasında da geçişi mümkün kılan bir yerde konumlanmıştır. Günümüzde ise sözlü çeviri çalışma biçimleri, yapay zekâ, otomatik konuşma tanıma (ASR), makine çevirisi ve uzaktan iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle köklü bir dönüşümden geçmektedir. Bu kitap, sözlü çeviri ile teknoloji arasındaki ilişkinin ne yeni ne de yüzeysel olduğunu savunarak yola çıkmaktadır. Aksine, teknolojinin sözlü çeviri uygulamaları içinde yer alması, çevirmenin bilişsel yükünü, mesleki rolünü ve etik sorumluluklarını yeniden düşünmeyi zorunlu kılan çok katmanlı bir süreci beraberinde getirmiştir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: