Türkiye’nin modernleşme serüveni; bir yandan devletin kendisini yeniden inşa etme çabaları, diğer yandan toplumun tarihsel, kültürel ve dini referanslarıyla kurduğu gerilimli ilişki üzerinden okunabilecek uzun ve katmanlı bir hikâyedir. Bu hikâyenin en kritik kavşaklarından biri, şüphesiz ki Soğuk Savaş yıllarında antikomünizm ekseninde şekillenen ideolojik iklimdir. Türk-İslam Sentezi, kamuoyunda ve literatürde çoğu zaman özellikle 12 Eylül 1980 askerî darbesiyle birlikte Türkiye’de “resmî ideoloji” hâline gelen bir ideolojik kalıp olarak anılır. Darbe sonrasında eğitim politikalarından müfredat düzenlemelerine, devlet söyleminden kültürel kurumlara kadar geniş bir alanda bu sentezin izlerinin belirginleştiği doğrudur. Ancak bu çalışma, yerleşik kanaatin ötesine geçerek, Türk-İslam Sentezi’nin bir anda 12 Eylül ile ortaya çıkmış hazır bir paket olmadığı; aksine Soğuk Savaş’ın başlamasıyla birlikte, adım adım ve katman katman şekillenmeye başlayan daha uzun verimli bir ideolojik oluşum olduğu iddiasını merkeze almaktadır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: