Zorlu ve yorucu bir sürecin ürünü olan çalışmada ABD Yüksek Mahkemesi kararları çerçevesinde ifade hürriyetinin milli güvenlik sebebiyle sınırlandırılması konusu incelenmiş ve ifade hürriyetinin önemi vurgulanmıştır. Nihayet saf siyasi ifadelerin sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğu; ifadelerin içeriğine dayalı müdahalelerin ve özellikle bakış açıları arasında ayrım yapılmasının hukukun üstünlüğü ve anayasal demokrasi ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çoğulculuğun, demokratik muhalefetin ve bireysel otonominin korunması gibi toplumsal ve bireysel menfaatlerin anayasal güvenceden en üst seviyede yararlanabilmesi ve hür bir toplum için ABD Yüksek Mahkemesinin benimsediği ölçütlerdeki eksiklikler tespit edilerek çeşitli öneriler sunulmuştur.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: