Edebiyat bir üsluptur: başka hiçbir üslupla eşdeğer olamayacak kadar öznesi de nesnesi de kendisi olan bir sanattır. Edebiyat, insanın düşünce, duygu ve estetik dünyasını kendine özgü diliyle anlatır ve betimler. Bu anlatım ve betimleme kimi zaman düzyazı biçiminde kimi zaman da şiir olarak gerçekleşir. Hangi edebi türde ifade edilmiş olursa olsun anlatılan hep insan ve insana bağlı durumlardır: özlemler, acılar, çıkmazlar, korkular, aşklar, ihtiraslar… Ancak edebiyatı diğer disiplinlerden farklı ve ayrıcalıklı kılan en önemli unsur edebiyat dilidir. Öyle ki, bu dil hem herkesin anlayabildiği iletişimsel/genel dil yapısını bünyesinde barındırır hem de herkesin anlayamadığı ya da anlamaya çalıştığı çağrışımsal/özel dil özelliklerini yansıtır. Edebiyat dilinin çift anlam dizgesi üzerine kurulu mecaz ve çağrışım dolu özelliği “edebi üslup” olarak betimleyebileceğimiz güçlü söz varlığı, söylem estetiği ve söz sanatlarından ileri gelmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: