İnsanoğlu tarih boyunca sadece çevresinde olup biteni gözlemlemekle ve yorumlamakla kalmamış, bireysel kapasitesinin (performans) sınırlarını da öğrenmeye ve geliştirmeye çalışmıştır. Ne kadar hızlı koşabilirim, ne kadar ağır cisimleri kaldırabilirim ya da bir cismi ne kadar uzağa atabilirim sorularının cevaplarını bulmak için uzun bir süre çaba harcamıştır. Bilinen en eski spor aktiviteleri antik dönemde cirit atma, atlama, koşu ve ikili mücadelelerin sergilendiği aktivitelerden oluşmaktaydı. Bilindiği üzere bu yarışmaların kökeni savaşa dayanmaktaydı (Grivetti ve Applegate, 1997). Antik çağda yapılan spor etkinlikleri ile ilgili elde edilen metinler, günümüzde olduğu gibi sporun birtakım sorunlarla (rüşvet, hile, antrenman veya yarışma sırasında yaralanma veya ölüm) karşı karşıya olsa da her ne pahasına olursa olsun kazanma anlayışının hakim olduğunu belgelemektedir (Grivetti ve Applegate, 1997). Antik spor oyunlarında olduğu gibi günümüzde de “Kazanmak için her şey mubahtır” düşüncesi bazı çevrelerde kabul görmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: