Almanya'daki Türk diasporası, Avrupa'nın en büyük ve en örgütlü diaspora topluluklarından biridir. Ancak, son yıllarda gözlemlenen yeni bir göç hareketi, bu köklü diaspora yapısını sarsacak kadar önemli bir değişime sebep olmuştur. 2010'lu yılların ortalarından itibaren, Türkiye'deki siyasi kutuplaşma, ekonomik istikrarsızlık ve temel hak ve özgürlüklerdeki daralma söylemleri ile birlikte insanlar Almanya'ya göç etmeye başlamıştır. Bu “beyin göçü” olarak adlandırılan olgu, Türkiye için ciddi bir beşerî sermaye kaybı anlamına gelirken, Almanya'daki diaspora için ise beklenmedik bir sosyal ve kültürel karmaşıklık oluşturmuştur. Çünkü bu yeni göçmenler, ilk göçmenlerin travmatik belleğini, mücadele anlatısını ve dayanışma değerlerini paylaşmamakta, aksine tamamen farklı bir perspektif ve yaşam tarzı ile diaspora alanına girmektedir. Yeni göçmenler her ne kadar farklı potansiyel ve motivasyonlar taşısalar ve Alman siyaseti tarafından uyum sağlaması gereken kültürel kimlikler olarak değil, piyasanın ihtiyaçlarına uygun bireysel yetenek ve beceri sahibi aktörler olarak değerlendirseler de ortada somut bir gerçeklik bulunmaktadır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: