Spor; rekabet, performans ve kazanma hedefleriyle örülü yapısı nedeniyle yalnızca fiziksel yeterliklerin sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda bireyin değerler sistemi ve ahlaki yargılarıyla sürekli etkileşim içinde olduğu özgün bir sosyal bağlamdır. Bu bağlamda “spor ahlakı”, spor ortamında ortaya çıkan durumların genel ahlak ilkeleri, kurallar, hakça rekabet ve karşılıklı saygı çerçevesinde değerlendirilmesini ve buna uygun davranış örüntülerinin gelişmesini ifade eder. Sporun eğitimsel işlevinin güçlenebilmesi; centilmenlik, dürüstlük, haklara saygı ve eşitlik gibi insani değerleri kapsayan fair-play anlayışının spor kültürünün merkezinde konumlandırılmasına bağlıdır (Ludwiczak & Bronikowska, 2022). Ancak modern sporda artan başarı baskısı ve sonuç odaklılık, etik dışı eğilimlerin görünürlüğünü artırarak sporun değer aktarıcı rolünü zayıflatabilmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: