Kentler ve kentsel yaşam her zaman kırsal alana göre insanlar için daha cazip olmuştur. Sanayi Devriminden sonra kentlerin sundukları iş, eğitim, eğlenme, dinlenme, sağlık gibi imkanlardan dolayı cazibesi daha da artmıştır. Bu nedenle insanlar kentlere göç ederek nüfusun çoğunluğu kentlerde ve dar alanda yoğun bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Gelişmiş ülkelerde nüfusun yüzde doksanından fazlası, ülkemizde nüfusun üçte ikisiden fazlası kentlerde yaşamaktadır. Ancak kentlerde yaşamanın avantajları kadar dez avantajları da vardır. Eğer kentler planlı, programlı ve düzenli bir şekilde gelişmezse konut, altyapı, ulaşım, trafik, yeşil alan yetersizliği gibi birçok soruna neden olabilmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: