İnsan hakları ve güvenlik arasındaki ilişkiyi mutlak bir çatışma alanı olarak değil, tamamlayıcı mütemmim cüzler olarak görmek gerekir. Güvenlik, hakların istisnai biçimde sınırlanmasının gerekçesi değil, onların kullanılabilirliğini garanti altına alan bir mekanizma olmalıdır. Demokratik bir düzenin sürdürülebilirliği, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde tasarlanmasına, devlet otoritesinin şeffaf ve hesap verebilir olmasına bağlıdır. Ancak bu şekilde güvenlik, bireyin onurunu ve özgürlüğünü koruyan bir değer haline gelebilir. Bütün bu düşünce geleneklerinde görüldüğü üzere insan hakları, güvenlik ve özgürlük arasındaki ilişki farklı tarihsel ve kültürel bağlamlarda değişik şekillerde yorumlansa da, güvenliğin hakların ve özgürlüğün önkoşulu veya tamamlayıcısı olarak kabul edilmesidir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: