Psikoloji danışma ve terapi, gücünü ve meslek olma özelliğini iki şeyden alır: 1. Psikolojik danışman ve terapistin ortalama bir insana göre daha fazla öz-farkındalık sahibi olması (bu, tüm psikolojik danışmanların ve terapistlerin bu özelliğe sahip olduğu iddiasından ziyade bir beklentidir, sahip olunması gereken mesleki bir yeterliktir.) ve 2. Dili, terapötik olacak biçimde kullanma becerisine sahip olması. İlkini gerçekleştirmenin en etkili yollarından biri psikolojik danışman ve terapistin, mesleğe başlamadan önce veya mesleği esnasında danışan koltuğuna oturmasıdır. Kök ailesi, ilişkileri, gündelik çatışmaları ve çıkmazları hakkında edineceği içgörüler yardımıyla danışanlarına daha şeffaf ve objektif bir ayna tutabilir. Özfarkındalığı düşük olan bir psikolojik danışman ve terapistin özellikle terapinin zorlu anlarında (danışanın kendisini eleştirdiği, çözümün tıkandığı, danışanın kriz yaşadığı vb.) terapötik dili ve objektifliği terk ederek kök ailesinden öğrendiği dile gerilemesi ve etkisiz ve anti-terapötik müdahalelere savrulması işten bile değildir. İkincisini gerçekleştirmenin yolu ise temel psikolojik danışma becerilerini uygulamalar yoluyla edinmektir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: