Şehirler sadece taş ve topraktan ibaret değildir; onlar yaşayan, hatırlayan ve unutan canlı birer hafızadır. Batı'nın “kent”ine karşı Doğu'nun “şehir”i... Max Weber'in 'doğu'da şehir yoktur' iddiasına, Anadolu'nun kadim taşları binlerce yıldır sessizce ama vakur bir şekilde cevap veriyor. Taşın Hafızası, sizi Bitlis'in derelerinden Mardin'in kartal yuvası tepelerine, Diyarbakır'ın kara surlarından Urfa'nın kutsal sularına ve Ahlat'ın ulu kümbetlerine uzanan bir medeniyet yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculuk, sadece geçmişe bir övgü değil; aynı zamanda bugüne dair sarsıcı bir yüzleşme. · Cami avlularındaki huzurun yerini AVM'lerin gürültüsü mü aldı? · Mahremiyeti koruyan o dar sokaklar, yerini neden birbirini gözetleyen beton bloklara bıraktı? · “Komşusu açken tok yatmayan” bir medeniyetin çarşıları, nasıl oldu da küresel markaların istilasına uğradı? Göksoy Sevinçli ve Bayrakcı, bu eserinde sadece bir akademisyen titizliğiyle değil, bir şehir sevdalısı hassasiyetiyle soruyor: Biz şehirlerimizi inşa ederken, şehirlerimiz bizi nasıl inşa ediyor? Kapitalizmin gölgesinde kimliğini arayan, modernizmin betonları arasında nefes almaya çalışan, ancak taşın hafızasında hala direnen o kadim şehri yeniden keşfetmek isteyenler için...
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir:
Değerli kullanıcımız, indirmek istediğiniz kaynak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında kullandırılmakta olup, telif hakları doğrultusunda 3 gün süreyle şifreli olarak indirilecektir. Süreniz dolduğunda ilgili kaynağa çevrimdışı erişim hakkınız bitecektir. Bu kapsamda kaynağı indirmeye devam etmek ister misiniz?
İndirdiğiniz kaynağı görüntülemek için yönergeyi takip ediniz