Finansal karar alma süreçlerini açıklamada uzun yıllar boyunca egemen paradigma, rasyonaliteye dayalı klasik finans teorileri olmuştur. Bu yaklaşıma göre bireyler, tam bilgiye sahiptir, faydalarını maksimize eder ve riskleri matematiksel olarak değerlendirerek mantıklı tercihlerde bulunurlar (Fama, 1970). Ne var ki, 1980’lerden itibaren yapılan davranışsal çalışmalar, bu varsayımın piyasadaki gerçek yatırım davranışlarını yansıtmakta yetersiz kaldığını göstermiştir (Thaler, 1985). Özellikle bireysel yatırımcılar, piyasa bilgisine ve finansal araçlara ulaşabilseler bile, karar alma süreçlerinde sıklıkla duyguların, alışkanlıkların, geçmiş deneyimlerin ve zihinsel kısayolların etkisi altında kalmaktadırlar. Daniel Kahneman ve AmosTversky’nin çalışmalarıyla temeli atılan davranışsal finans teorisi, bireylerin rasyonel karar vericiler olmaktan çok, sistematik olarak hata yapan “sınırlı akıl” taşıyan bireyler olduğunu göstermiştir
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: