Eğitim, toplumsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olmakla birlikte, her dönemde ideal biçimde işleyen bir alan olmamıştır. Azerbaycan’da eğitim meselesi, 19. yüzyıldan itibaren edebiyatın sürekli olarak izlediği ve yorumladığı toplumsal bir sorun alanı olarak öne çıkmıştır. Mirza Fetali Ahundzade, Hasan Bey Zerdabi, Celil Memmedkuluzade, Mirza Alekber Sabir ve Seyid Azim Şirvanî gibi maarifçi yazarlar, cehaleti ve bilime duyulan ihtiyacı eserlerinde ele alarak eğitimi toplumsal ilerlemenin ön koşulu olarak değerlendirmiştir. Bu bağlamda edebiyat, estetik bir ifade alanı olmanın ötesinde, toplumsal bilinçlenmeyi destekleyen bir işlev üstlenmiştir. Sovyetler Birliği döneminde eğitim alanında kurumsal gelişmeler sağlanmış olsa da sistem zamanla rüşvet, kayırma, liyakat eksikliği ve bürokratik işleyişe bağlı etik sorunları da beraberinde getirmiştir. 1960’lı yıllardan itibaren Mir Celal, Gülhüseyn Hüseynoğlu, Resul Rza, Bahtiyar Vahabzade, Seyfeddin Dağlı, Alibala Hacızade, Anar, Baba Pünhan, Hayreddin Koca, Muzaffer Mechul, Ağasefa, Vagif Sultanlı gibi yazarlar, yükseköğretimdeki bu yozlaşmayı farklı anlatım ve eleştiri biçimleriyle edebî metinlere taşımışlardır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: